Uganda

Fragmanlar

Winston Churchill, 1907 yılında «Uganda bir masal şehridir. Sihirli fasulye ağacı yerine demiryolunu aşıyor ve sonunda şahane, yepyeni bir ülkeye ulaşıyorsunuz.  Manzara ve insanları diğer Afrika bölgelerinden çok farklıdır. Burası Afrika'nın incisidir», demişti. Bugüne kadar haklı olarak bu kelimelere karşıt bir düşünce sunulmamıştır

Batı dünyasından gelen ziyaretçilerin gözünde Uganda, Afrika büyüsünün bir minyatürüne benzemektedir. Göl, nehir ve şelalelerle dolu yemyeşil doğası içerisinde savana, balta girmemiş ormanlarla birleşiyor. Uganda'da Ay dağları adını taşıyan Afrika'nın en yüksek sıradağları bulunmaktadır. Dünyanın en uzun nehri olan Nil Nehri ile yeryüzünün en büyük tropik gölü olan Viktorya gölü buradan doğmaktadır.Uganda'nın özellikle goril, şempanze ve sayısız kuşlarından oluşan vahşi hayatı bu ülkeyi ziyaret etmeniz için başlı başına bir neden oluşturuyor.

Kültürel açıdan da Uganda, kökenlerini Bantu ve Nil ırklarından alan sayısız kabileler sayesinde canlı bir kültürel mozaik oluşturmaktadır. Ortak dil olarak İngilizce, Svahili, bölgenin başlıca etnik grubunu oluşturan Buganda dili olan luganda dilleri kullanılmasına rağmen 30'dan fazla yerel dil de konuşulmaktadır. Eğlenceli, dost canlısı ve misafirperver insanlar olarak tanınan Ugandalılar yakın geçmişteki korkutucu olaylara rağmen Afrika topraklarının en güvenli bölgelerinden biri olmayı sürdürmektedir.